otel dekorasyon

başa dön
30 AĞUSTOS
3122 defa Okundu

Gad Architecture den sürdürebilir proje AHK-KUNDU VIP VILLAS

AHK KUNDU VIP VILLAS

Doğa ile var olabilen, sürdürülebilir tasarım kurgusuyla mimarilendirilen AHK-Kundu, Mimar Gökhan Avcıoğlu + GAD Architecture ekip projesi.

Uluslararası mimarlık platformuna tasarımları ve fikirleriyle yön veren mimarlarımızdan Gökhan Avcıoğlu, 2014'te start alınan "AHK-Kundu" ile ilgili düşüncelerini, proje sürecini ve sonuçları dergimiz Projem ile paylaştı…

Sürdürülebilir mimari = "AHK-Kundu"

Sürdürülebilir mimari tanımını karşılayan "AHK-Kundu" projesinde araziye oturum, birim ve genel planlama düzeyinde, Kuzey-Güney aksı üzerinde belirlenerek; güneşten maksimum verim alabilmek hedeflenmiş. Çevre ve doğa ile beraber hareket etmesi istenen tasarım, aynı zamanda temel iklimlendirme prensiplerine uygun olarak çalışılmış. Yapıya ait bütün açıklıklar, daha konforlu bir iç mekan ve çevre sağlayabilmek için Antalya’ya ait rüzgar yönelimleri ve doğal havalandırma kuralları dikkate alınarak kurgulanmış. Özellikle de gün ışığından maksimum düzeyde faydalanma ve doğal iklimlendirmeyi temel alarak kendi enerjisini üretebilen çevre dostu konutlar üretebilme fikri esas alınmış. Genel planlama, doğal çevreyi kullanıcılara bırakmak, araç trafiğine sadece yer altında izin vermek üzerine kurulmuş. Bu anlamda konutlar ve doğa birbiriyle bütünleşerek, yeşil ile iç içe bir ortam sağlanmış. Sonuçta da büyük, orta ve küçük olarak adlandırılan 90 konutluk doğal bir dünya yaratılmış.

"Tasarımda önemli rol oynayan ahşap kaplamalar, bir kabuk görevini üstlendi. İç mekandaki ışık dengesini kurdu. İklimlendirmeye yardımcı oldu. Bina çevresinin peyzajında özel alan ayrımını sağladı."

Gökhan Avcıoğlu, "AHK-Kundu"nun yapı kabuğunda ağırlıklı olarak composite ahşap profiller, iç cidarda yüksek performanslı ısı ve su yalıtım sistemleri üzerine stucco kaplama, cephede alüminyum doğrama sistemleri, yüksek performanslı cam, doğal taş ve ahşap ürünlerinin tercih edildiğini aktarıyor. Projenin standart ötesi mimari form özgünlüğünün çıkış noktasıyla ilgili şu cümleleri kuruyor…

"Programın yoğunluğu ve yer ile ilgili sınırlamalar çeşitli analizlerden sonra kompakt bir çözüme gidilmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Bu analizler ile elde ettiğimiz verileri sürdürülebilir bir yaşam alanı yaratmaya imkan veren temel yöntemler ışığında değerlendirerek, iç-dış arasında ilişkiyi kuracak, kendi enerjisini üretecek, aynı zamanda iklimlendirmeyi de kolaylaştıracak masif-çift cidarlı bir kabuk ve bu kabuklar arasında yer alan mekan çözümleri üretmek mimari çıkış noktasını oluşturmuştur."

Avcıoğlu, proje çalışmalarının ilk etabına yerel verileri anlamak ve bunların mimari anlamda nasıl değerlendirilebileceği üzerine çeşitli analizlerle başlandığını aktarıyor. Öncelikle de yerleşim yoğunluğu, yönlenme, iklim, arsa özellikleri, jeolojik ve hidrolojik vb. veriler, çeşitli masterplan ve kütle çalışmaları paralelinde değerlendirmelere tabi tutulmuş. Bu çalışmalar yerel iklim özelliklerinden faydalanabilmek ve sürdürülebilir bir yerleşim yaratmak amacıyla özellikle güneşe göre yönlenmenin güçlü etkisi ile masterplanda kendisini göstermiş... Bu yönlenme, farklı parsellerde de tekrar ederek, arazinin tamamında bütüncül bir tasarım etkisi oluşturmuş. Farklı parseller aralarından geçen imar yollarına rağmen ikincil bir yaya yolu güzergahı ile birbirine bağlanarak; aralarında yer alan parklar, spor alanları, su öğeleri ile keyifli bir yerleşim bölgesine dönüştürülmüş.

Yapının özel bir konut projesi olması, her birimin kendine özerk alanların kurgulanmasını gerektirmiş. Bu anlamda özel bahçesi, teras alanları, havuzu, kapalı otoparkı ve fitness-spa gibi mekanlar oluşturulmuş Birim bahçeleri birim büyüklüğüne göre uygun olarak planlanmış ve bu bahçeler yeterli derecede kişisel ve özel alanların oluşmasını sağlamış. Birimler yerleştirilirken, kuzey-güney aksına uygun yerleştirildiğinden, kişilerin özel yaşama alanları kendi bahçeleri ile ilişkili tutulmuş ve diğer konutlarla aralarında mahremiyet için yeterli alan ve elemanlar kullanılmış. Bunun yanında tüm birimlerin ortak kullanabileceği açık alanlar ve sosyal tesisle de birlikte değerlendirilebilecek mekanlar yaratılmış.

"Antalya'nın coğrafi konumunun, AHK-Kundu'nun sürdürülebilirlik kimliğinde belirleyiciliği yüksekti."

Gökhan Avcıoğlu, sürdürülebilirlik kavramını bugünün ve geleceğin kuşaklarına saygı göstererek kalıcılığı yakalamada önemli bir etmen olduğunu ifade ediyor. Belki de günümüz dünyasında en önemli şeyin bu olduğunu belirtiyor. İşte bu nedenle de AHK-Kundu projesinde özellikle aktif olarak güneş enerjisinden faydalanmak, yüksek yalıtım performansına sahip çift cidarlı bir kabuk tasarımına sahip olmak,  doğal havalandırma imkanlarını kullanmak, yağmur suyunu depolamak, yer üstünde araç sirkülasyonunu minimize etmek ve böylece yeşil alanları arttırmak, elektrik ve mekanik tesisat sistemlerinde yüksek verimlilikte çalışan optimum ürünleri ve sistemleri kullanmak, tamamı uzun ömürlü yapısal eleman tercihleri ile kaliteden ödün vermemek gibi hassasiyetler gösterildiğini vurguluyor. Öte yandan Antalya gibi güneşlenmenin yoğun olduğu bir yerde bulunmanın doğal olarak projeyi güneşe ve sebep olduğu iklimsel özelliklere göre tasarlanmasını getirmiş ki; bunun da projenin kimliğini oluşturan temel kararların verilmesinde etkisi büyük olmuş. 

"İç mekan tasarımlarında da sürdürülebilir mimari ilkeler uygulandı."

AHK-Kundu'nın iç mekanlarında tasarlanan açık alanlar, holler ve salon gibi mekanlar, iki kat boyunca doğal bir havalandırma sağlayacak şekilde tepe penceresinden faydalanılmasını sağlanmış. Böylece hem doğal iklimlendirmeden hem de yüksek hava kalitesinden yararlanılmış. Her mekanın doğal ışıktan ve havalandırmadan yararlanabilmesini sağlayacak cephe-doğrama sistemleri tercih edilerek, pencere boyutları buna uygun tasarlanmış. Yönlenmeye göre çeşitli güneş kırıcılar ile güneş kontrolü sağlanmış. Özellikle kullanılacak ürünlerin sürdürülebilirlik ilkelerine uygun yüksek performans sahibi ve sertifikalı olmasına dikkat edilmiş.

Tüm bu süreç içinde, yatırımcı ile mimari grubun vizyon birlikteliği, sürecin hem çıkış noktasında, hem yasal prosedürlerin çözümlenmesinde hem de uygulama startının verilmesinde oldukça olumlu sonuçlar doğurmuş. Yatırımcı istekleri mimari çalışmalar paralelinde hemen her safhada etüt edilerek birlikte değerlendirilmiş. Mimari çalışmalar, çeşitli alternatif yerleşimler ve yoğunluk çalışmalarıyla işverenin programını farklı düzeylerde kontrol edebilmesine olanak sağlamış.

Project Yeri: Antalya  / Türkiye

Mimari Proje ve Tasarım:Gökhan Avcıoğlu & GAD

ProjeEkibi: Mustafa Kemal Kayış, Mert Türközü, Osman Sümer, Semih Acar, Yıldız Gergün

Proje Tarihi:2014-2016

Yapı Strüktür Tipi: Çelik Konstrüksiyon ve Betonarme

Toplam Arazi:170 dönüm

Toplam Yapılaşılan Alanı :85 dönüm

Yapı Tipolojisi: Konut