otel dekorasyon

başa dön

New York ta bir Butik otel "Dream Downtown Hotel"

Dream Downtown Hotel

Handel Architects tarafından projelendirilen Dream Downtown, New York'un Chelsea Bölgesi'nde bulunan butik bir tesis olarak konuklarını ağırlıyor. 12 katlı ve 316 odalı tesis 56.000 m2'lik bir alana sahip.

Eğer New York'un 16. ve 17. caddelerinden yürüme şansınız olursa, Dream Downtown Hotel'in çarpıcı ve çağdaş mimarisini canlı olarak görmek eminiz son derece etkileyici olacaktır. Bu otelin bulunduğu yapı, ilk olarak Uluslararası Amerikan Denizcilik Komisyonu için inşa edilmiş. New Orleanslı Mimar Albert Ledner tarafından 1964 yılında da binaya ek bir bina tasarlanmış, ardından  1966 yılında ikinci bir ek bina daha projelendirilmiş ki; bu da bugün Dream DownTown Hotel'in mevcut binası olmuş.

Geçmişi korumak hedefi, renovasyondaki yaratıcılığın temeli olmuş.

Yapının, bulunduğu bölgedeki metropol kurgunun yarattığı müthiş yoğunluktan kaynaklanan eskimişliğine rağmen, modern eklemelerle yaşatılması hedeflenmiş. İlk olarak projeye ayrıcalıklı ve ihtişamlı bir duruş katan iki ayrı paslanmaz çelik levhanın birbirinin üzerine binmesiyle oluşturulmuş çelik dış cephe kaplaması tasarlanmış. Eski binanın farklı alanlarında görülen ve ona karakter yüklediği düşünülen yuvarlak formlar, dış cephe kaplamasının ve iç mekanların merkezine alınarak yeniden yorumlanmış. Bu sayede eskiyi yaşatma görevi de yerine getirilmiş. Farklı büyüklüklerdeki dairesel formlardan oluşan delikli desenli kaplama malzemesi, kare çelik paneller olarak üretilerek montajlanmış. Özellikle gündüz güneşin, gece de ayın yansıyan ışıklarıyla etkileyici bir efekt yaratmış. Öyle ki bu delikli doku sayesinde yüzeye yansıyan ışıklar bir illüzyon yaratarak, yuvarlak pencere boşluklarının havada uçuşuyormuş gibi algılanmasını sağlamış.

Her iki cephesi farklı caddelere bakan Dream Downtown Hotel'in 16. cadde tarafı olan arka  cephesi, önceleri sıradan düz bir yüzeye sahipmiş. Ancak renovasyon sonrasında cephe kaplamasının modern ihtişamı, caddeye canlılık katmış. 17. cadde üzerindeki daire formlu pencereler, 16. cadde tarafında yerini jüliet tipi balkonlara bırakmış.

Binayı zamansız bir tasarıma yükselterek ona çekici yapısal bir görsellik veren bu çelik kaplama,  otelin girişinde de farklı bir algıyla kurgulanmış. Giriş kapısına, aşağıdan yukarıya doğru yırtılan kağıt efekti yüklenmiş, çelik alınlık olarak tasarlanmış. Lobi alanının binanın eski orijinal haliyle son derece az olan gün ışığı, renovasyonla maksimuma çıkarılmış. Binadaki en önemli değişikliklerden biri de yapının merkez bölgesinden eksiltilen dört kat olmuş. Ve bu sayede tesise havuzlu bir teras ve odalara pencere boşlukları kurgulanmış. Havuzun cam tabanı sayesinde lobide bulunan misafirler için de sıra dışı ve eğlenceli anlar yaşatılması sağlanmış. Aynı şekilde havuz alanından da lobiyi izlemek mümkün olmuş. Bunun dışında bu karar, tesisi yapı olarak entegre bir hale dönüştürecek, alanları birbirine bağlayacak bir yol olmuş. Yine lobi alanında kullanılan 200 adet üfleme camdan özel olarak tasarlanan aydınlatmalarla da mekanın bütününe  büyülü bir ışık bulutu efekti yüklenmiş. 

Fotoğraflar: Bruce Damonte, Edward Menashy, Handel Architects, Adrian Wilson