otel dekorasyon

başa dön

“Aura”lar mekanla nasıl buluşmalı?

“Aura”lar mekanla nasıl buluşmalı?

Meditasyonun sakinleştirici etkisini hissetmek... İç sesin aydınlık bir rehber olmasını sağlamak... Ama en çok da duru bir hayat öngörüsü edinmek için bugün her zamankinden daha fazla meditasyona ihtiyacımız var. 

Meditasyon teriminde, insanın kendi öz benliği ile buluşması fikri yatıyor. Nasıl uygulanması gerektiği konusunda pek çok bilginin varolmasının yanı sıra profesyonel anlamda bu konuda eğitim veren stüdyolar da mevcut. Ancak asıl önemli olan bunu yaşam alanlarımıza taşımak. Nasıl ki yaşamsal faaliyetlerimiz için yemek yemek, uyumak, oyun oynamak, TV izlemek için belirli boşluklar yaratabiliyoruz, o halde meditasyon için de bunu yapabiliriz. Özünde kişisel huzura yönelik bir rahatlamayı sağlayacak mekan dekorasyonunda özgür olunduğu düşünülse de belirli bazı detayları dikkate almak, meditasyon sırasında odaklanma sorununu ortadan kaldıracaktır.

Mutlak sükunet, dingin ruh ve zihin hali için doğru dekorasyon ilkeleri...

Öncelikle meditasyonun temellerinin Uzakdoğu öğretilerine dayanması, bizleri hepimizin aşina olduğu Feng-Sui’ye yaklaştırıyor. Doğru enerji akışını sağlayacak şekilde bir yerleşim planının yapılmasının yaşam-beden dengesini pozitif yönde kurguladığı biliniyor. Böylece mutlak huzur, sükunet ve sakin ruh haline yapılacak zihinsel yolculuk sırasındaki mekan ya da alan dekorasyonunun önemi de ortaya çıkmış oluyor. Her rengin, her obje formunun belirli bir titreşim yaydığı düşünüldüğünde de yanlış seçimden kaynaklanacak ters enerji akışının zihnin sakinleşmesine engel olacağı öngörülüyor.

‘Doğa ve doğanın renkleri’, dekorasyonda ruhu besleyenlerden...

Uzmanlar, bireylerin kendilerini en huzurlu hissettikleri yerin doğa olduğuna kanaat getiriyorlar. Bu anlamda meditasyon için en güçlü ve risksiz fikir de doğayı hissettirecek bir ortam yaratmaktan geçiyor. Hele ki  bahçeniz, keyifli bir balkonunuz, terasınız ya da doğa manzaralı büyük bir pencereniz varsa kendinizi şimdiden şanslı hissedebilirsiniz. Böyle bir şansa sahip olmasanız da renkler ve objelerle doğayı mekanınıza taşıyabilirsiniz.

Mekan dekorunda odak noktası bu kez sizsiniz.

Beden ve zihin enerjisini yükselterek sonrasında yaşam enerjinizi arttıracağınız bu alanlarda mekanın değil de kendi enerjinizi yükseltmenizde fayda var. Bu nedenle meditatif etkiyi arttırmak için parlak renklerden kaçınmanız, aynalardan uzak durmanız, soft ve doğal dokulara yönelmeniz gerekiyor.

Soft mavilerin, yeşillerin, bejlerin, kırık beyazların ve mor tonlarının hakim olacağı dekorasyonunuzda mutlaka sade bir tarzı benimsemelisiniz. Bu alanları sizi mutlu eden hobi mekanı gibi düşünmemeli, zihin akışınızı güncel keyiflerinize yöneltecek imgelemelerden uzak durmalısınız. Unutmayın amaç zihni günün yorgunluğundan, sorunlarından ve stresinden arındırmak. Kendi iç benliğiniz ile yeniden tanışmak ve onunla baş başa kalmak. İşte bu nedenle de çok rahat bir koltuk baş tacınız olmalıdır. Dilerseniz nötr renkli minderleri de seçebilirsiniz. Daima yeşil kalan taze bambu bitkiler cam vazolarınıza iyi gelecektir. Sonrasında size huzur verdiğini düşündüğünüz bir tablo ya da biblo mekana eşlik edebilir. Doğal taşlar dekorasyonunuzun bir parçası olabileceği gibi, enerjisinin yüksek olduğuna inandığınız ve size iyi gelen değerli bir taşı da kullanabilirsiniz. Gerisi de zaten sakin ve derin nefeslerle size sizi hatırlatacak anların keyfini çıkarmaya kalıyor... Namaste!