otel dekorasyon

başa dön
23 ARALIK
1288 defa Okundu

KRT Mimarlık, kentleri yaşayan olgular olarak görüyor...

KRT MİMARLIK

“Mimari, eskiye kuşkuyla bakmasını bilen; yenilikçiliğin, işlevselliğin ve estetiğin bir arada harmanlandığı, yaratıcılığın olmazsa olmaz olduğu bir sanat dalıdır.”

2006 yılından bu yana mimari, iç mimari ve statik alanlarında hizmet sunan KRT Mimarlık, alışveriş merkezleri, okul, konut ve özellikle otel projeleri konusunda önemli tecrübe ve bilgi birikimine sahip. Bugüne kadar pek çok beş yıldızlı otel projesini hızlı ve kaliteli biçimde tasarlayıp uygulayan KRT, sadece yatırımcıya değil, çevreye de değer katan yapılar tasarlamakta. Ülkemiz turizminin tanıtımında büyük payı olan nitelikli tesislerin çoğunda, KRT Mimarlık imzası bulunmakta...

“Mimarlık mesleği, temel ihtiyaçlarımızı karşılamaktan öte; ‘En iyi nasıl karşılar?’ sorusunun cevabını arar. Bu nedenle mimari de ihtiyaçlara en iyi şekilde cevap vermelidir. Küçük ve büyük parçaların aynı dili konuşması ve mimarinin bir dilinin olması, ayrıntılarıyla inceliğini hissettirmesi, geneliyle de bütün duygusunu benimsetmesi gerekmektedir.”

Onur Kurt - Mimar / Özgür Kurt - İnş Mühendisi

KRT Mimarlık lideri Mimar Onur Kurt, mimari projelerinde bölgenin durumuna, yatırımcının isteğine vb. diğer etmenlere göre farklı akımlardan beslendiklerini aktarıyor. Yapının doğayla ve çevresiyle bütün olması gerektiğini düşünüyor. Bu anlamda saha ve yapının çevresinin, tasarıma hayat veren temel unsurlar olduğunu ifade ediyor. Projelerinin gelişim aşamasında fonksiyonel, estetik ve ekonomik olmasına özen gösteren Kurt, birkaç senelik değil; uzun yıllar sonra da insanların beğenilerini kazanacak projeler tasarladıklarına vurgu yapıyor.

“Projelerimizde bugüne kadar elde ettiğimiz deneyimlerimizden yola çıkarak geliştirmiş olduğumuz bir 'sistem kurgusu' var.”

Bu sistem, temel kurguyu içeren işlevsellik (kentsel ölçekte bulunduğu konuma, arsanın şekline, büyüklüğüne, yasal yönetmeliğin bize sunduğu haklara vb.), KRT’ye mimari bir altlık oluştuyor. Bu etkenlerle birlikte yapının formu, konsept dahilinde estetik duygusuyla bütünleşerek meydana geliyor. İşlevsellik ve estetik kavramlarının dengesi, aslında ikisi beraber yürüyecek şekilde düşünülüyor. Dolayısı ile mimari yapılara atfedilen estetik ve farklılık ile bu yapıların işlevsellikte fayda sağlayan gücü arasında direkt bir ilişki kuruluyor.

Mimarın her yeni tasarım sürecinde farklı bir yolu tercih etmesi, o günün şartlarına ve yeniliklerine ayak uydurabilmesinin önemli olduğunu ifade eden Onur Kurt, kendisini en çok tatmin eden projelerden biri olarak Side'de bulunan Crystal Sunset Luxury Resort & Spa’yı örnek veriyor. Masalsı konseptlere karşı her zaman ilgi duyduğunu aktaran Kurt, bu tesisin gerek konseptiyle, gerekse projenin bütün detaylarıyla KRT Mimarlık felsefesini doğrudan  yansıttığını düşünüyor.

Proje sürecinde ibre zaman zaman yatırımcıdan yana...

Mimar Onur Kurt, tasarım ve uygulama süreci bittikten sonra yatırımcının mutlu olması ve aynı zamanda yapının mimari bir dilinin olmasını işin püf noktalarından biri olarak değerlendiriyor. Ve devam ediyor... “İbre zaman zaman yatırımcıdan yana kaysa da burada mimarın rolü çok önemli. Fonksiyonun gereksinimleri konsept dahilinde çözülmeli. Yapı kullanılmaya başlandığı zaman mimarın tatmin olup olmaması tamamıyla kendi başarısıyla doğru orantılıdır.”

“100 yıl sonra bu döneme ait mimari bir fikir olacaksa; bu mutlak surette ticaretin, tasarımın önüne geçtiği şeklinde bir olgu olacaktır.”

Günümüzde kendini diğer binalardan farklı kılmış ve toplumda güzel olarak tanımlanan yapılar genelde yapımı daha zor olanlar haline gelmiştir. Güçlü olan şey daha ikna edicidir. Mesela gökdelenler... Yapımı ne kadar zor olursa, o kadar ilgi çekici ve güzel bir estetik yapıt haline gelmektedir. Ancak sadece ihtiyaca yönelik, estetik kaygılardan ziyade ekonomik kaygılarla yapılan binalar ise günümüz teknolojisinin sunduğu malzeme ve yapısal elemanlarla birbirine yakın, tekrar eden binalar şeklinde karşımıza çıkıyor. Tasarım gitgide köreliyor, kolay ve ucuz olana doğru gidişat devam ediyor.

KRT Mimarlık, kentleri yaşayan olgular olarak görüyor...

Kentler yaşayan olgulardır. Doğadaki denge ve uyum, insan bedenindeki ilişkiler gibi bütüncül ve akıcı bir yapısallıkta olmalıdır. Kentleri oluşturan insanlardır ve bunu yeterince iyi tasarlamak onların elindedir. Fakat günümüzde kentlerin yaşamsal değerlerine çok fazla önem verilmemektedir. Öncelikle tasarlanmış kentler, nefes alabilen, gerçek anlamda meydanlara sahip, AVM'lerle dolu olmayan, çok para harcamadan da iyi vakit geçirilebilen yerler olmalıdır. Örneğin Central Park'ın kente kazandırdıklarını Türkiyedeki bütün şehirler için bir düşünsenize... Bizim de hayal ettiğimiz yapılar var... Şehrin simgesi olabilecek, tüm dünya tarafından tanınacak, belki asırlar sonra bile ayakta kalacak yegane, özgün bir ikon yapı projelendirmek...

KRT Mimarlık, yeni ofisi ile akılda kalıcı, etkileyici bir yapı algısı yaratıyor.

Geçtiğimiz aylarda yeni ofislerine taşınan KRT Mimarlık, yapının estetik açıdan kendini ön plana çıkaran, mimarlık ofisi olduğunu tabela olmadan da anlatabilmesini hedeflemiş. Akılda kalıcı, etkileyici bir yapı tasarlanırken, ofisle bütünlük yaratması açısından mimari ve iç mimaride birbirine uygun renkler ve desenler kullanılmış. Dış cephede yer alan belirgin desenin, lobi katında da konukları karşılaması ve içeride bazı detaylarda kendini göstermesi istenmiş. Aydınlık, ferah ve şık mekanlarla, tasarım sürecinin çok daha zevkli bir hale dönüştürülmesi amaçlanmış.