Projenin Yeri: Tokyo/ JAPONYA
“Nihai kütüphaneyi oluşturan elemanları düşündüğüm zaman kitap, raf, ışık ve atmosferi hayal ettim. Spiral şeklinde tek bir kitaplıkla çevrili bir mekân düşündüm. Sonsuz spiralin kapladığı alan kütüphanenin kendisi olmuştur.” Sou Fujimoto
1962 yılında inşa edilen Musashino Sanat Üniversitesi galeri ve kütüphanesi okulun değerli özgün binalarındandır. Mimar Yoshinobu Ashihara’nın tasarladığı modernist beton yapı, Tokyo’nun 25 mil batısında 27 dönümlük kampüsünde bulunmaktadır. Bu kütüphane zamanının değerli modernist binalarındandır ama onun da kitaplar gibi bir raf ömrü vardır ve artık eskimiştir.
Proje, yeni bir kütüphane yapısı ve varolan eski bir binanın yenilenmesi ile oluşturulan bir sanat galerisini içermektedir. 6.500 m2'lik taban alanına sahip büyük bir sandığı andıran 2 katlı kütüphanede, 200.000 parçaya sahip arşivin 100.000 adet açık-arşivi oluştururken, 100.000 adette kapalı-arşivde muhafaza etmektedir.
Üniversite yönetimi bu eski kütüphaneyi bir müze halinde tarihi binada açmayı ve onun hemen yanında yeni bir kütüphane kurmayı kararlaştırdı. Daha sonra iki aşamalı değerlendirmesi olan bir davetli yarışma düzenledi. Sou Fujimoto ve diğer beş yarışmacı gönderdiği projelerle jüriyi çok etkilemiştir.
Geleneksel bir okuma odası atmosferini çağrıştıran bu yeni geometri iki çelişkili mekânı, okuma salonu ve arşiv mekânını ortaklaştırarak çözülmüştür. Kitap kaplı duvarlar kütüphanenin büyükçe koleksiyonunun güdümsüz keşfeden bir iç mekân tasarımı sunmaktadır. Kütüphanenin labirent gibi yolları da, raflar ile kesilerek radyal organizasyon sistemi olan belirli bir kitap için kestirme yol aramayı kolaylaştıran akış şeması oluşturmuştur.
Yeni kütüphane 69.000 metrekarelik bir alan kapsamaktadır. Kampüs’ün açık arazisinde eski binaya bitişik çeşitli akademik binaların ve ana kafeterya çevrili olmasına rağmen, bu eski yapıların pek çoğu yakın gelecekte yeniden geliştirilecek gibi gözükmektedir.
Planlamanın kurgusundaki sarmal oluşum cam ile kaplı ahşap raflardan oluşan bir düzlemeden meydana gelmektedir. 28 metre yüksekliğindeki duvar halkalar halinde bina çevresinde ilerler ve iç mekânın yatay tabakalarını tanımlamak için kıvrımlar oluşturmuştur.
Sevgilerimle,
KAYNAK: Architectural-Review Arcdaily