Yeşili Arayan İçmimarlık,
Son günlerin özverili isimlerinden ‘yeşil’ bir çok konuyu içerisinde barındırmış tek bir isim altında insanlığın tüm yaşam karelerine ulaşabilen bir olgu.
‘Yeşil bina’ , ‘Yeşil içmimarlık’ , ‘Yeşil tasarımlar’ , ‘Yeşil yaşam’
Nedir yeşilin aslında içinde barındırdıkları; aslında ana teması tamamı ile yaşamın orijinal hallerini koruyarak organik yaşamı sürdürmek, geliştirmek, yaşatmak. Kısacası ile doğal hayatın getirdiklerini yaşamımızın ve yaşam alanlarımızın tam ortasına yerleştirmek.
İçmimarlık, bir hayatın mekanlar içindeki yayılışına yön verme sanatıdır.
Sıkıntılarımız var, Yıllardan süre gelen üretim, fabrikalaşma, daha çok üretim, ticaretin şekillenmesi, özverili hayatlar yanında çoğunluğa yer vermiş özverisiz hayatlar. İnsanlığa ulaşma, arayış, varamama, bu durumlar hayatımızda nereden gelip nereye vardığımızı özetler niteliktedir. İçmimarlıkta fonksiyon çözümlerinin sağlamasını yaptıktan sonra elbette görsellik önem arz etmektedir. Ve zaten görsellikte doğru ve yanlış kullanılmış her çalışma bizim hayatımıza doğrudan etki etmektedir. Madde içerikleri, içerik, görselliğe sağlamlık katmada kullanılan kimyasallar, ucuz yapabilme, fazla kazanabilme, doğrudan etkiler ve tepkiler.
Son zamanlarda gelişen teknoloji ile de aslında insanlar hayatlarının ne derece önemli olduklarının farkına varmaya başlamış olacaklar ki, doğal hayatın organik yaşamın izlerinden gitmeye başladılar, bu takip edilen izler bizleri çok geçmiş yıllarda kullanılan bazı ilkel yöntemlere götürse de aslında hem teknolojiyi hem de gelişmiş materyalleri kullanarak gittiğimizi kimse kabul etmemezlik yapamaz.
Yeşili arayan içmimarlık nedir? Ne yapar?
Özellikle organik tasarımların peşinden koşarlar, doğal olan malzemeleri kullanmakta ısrarcı olurlar, güneş enerjisini kullanarak tasarruf sağlar, kullanılan suyun atıklarını bahçe veya oluşturulmuş dikey saksılarda kullanabilirler, doğal yollarla iklimlendirme yaparlar, kansorojen olmayan atık malzemelerle, dönüşüm yaparak tasarımın bir parçası olmaya çalışırlar vs. yani düşünün ki, tasarladığınız bir pencere aynı zamanda sizin elektriğinizi sağlasın, bahçeye ektiğiniz bir ağacı aslında evde kullandığınız suyun arta kalanından suluyorsunuz. Biriken yağmur size içme suyu olarak dönebiliyor. Ürettiğiniz yada ürettirdiğiniz doğal malzemeler size yaşam fonksiyonları sağlayan objeler olarak geri dönüyor. Mekanınız sizinle birlikte yaşıyor ve sizinle birlikte nefes alıyor.
Birçok çöpe atılmaya hazır malzemeyi kendi ellerinizle rahatlıkla hayata kazandırabilirsiniz. Hem eko terapi mantığında kendinizi dinlendirmiş, hem bir ürünü hayata kazandırma keyfini yaşamış olursunuz. Yapmanız gereken yeşili arayan içmimariye yardımcı olmak ve yeşilin peşinden koşmak.